ABSÜRT BİR KİTAP
Merhabalar dostlar...
Bugün kitap sohbeti yapacağız sizlerle. Kitabı yine birkaç gün önce okuyup bitirdim. İnstagram hesabımda da bir gönderi paylaştım ama esas sohbet burada olacak. Kitabın aslında çok abartılacak bir yanı yok. Sadece ben böyle kitapların da hastası olduğum için biraz fazla konuşabilme ihtimalimi göz önünde bulundurdum.
Kitaba geçmeden önce, hepinizin bayramını en içten dileklerimle kutlarım. Her şey bu bayramda istediğinizce, gönlünüzce olsun...
KAPTAN MAVİ AYI'NIN 13 1/2 HAYATI
Önsöz
Bir mavi ayının yirmi yedi hayatı vardır. Bu kitapta on üç buçuğunu anlatıp geri kalanlarına değinmeyeceğim. Ne de olsa, bir ayının sırları olmalıdır; bunlar onu daha çekici ve gizemli kılar.
İnsanlar bana sık sık geçmişte nasıl olduğunu soruyorlar. Yanıtım şu: Eskiden her şey daha boldu. Evet, eskiden gizemli adalar, krallıklar ve artık var olmayan kocaman kıtalar vardı. Şimdi uçsuz bucaksız okyanusun dalgaları altında yatıyorlar, çünkü su yavaş ve merhametsizce yükselmeye devam ediyor ve günün birinde gezegenimiz tamamen sular altında kalacak. Bu yüzden artık deniz seviyesinin çok üzerindeki bir uçuruma konan, denize açılmaya elverişli bir gemide yaşıyorum. Size az önce bahsettiğim sular altında kalan adaları ve ülkeleri, onlarla birlikte dalgaların altına batan yaratıkları ve harikaları anlatmayı teklif ediyorum.
İlk on üç buçuk hayatımın olaysız olduğunu söylersem yalan söylemiş olurum (ve herkes benim bir yalancı olmadığımı bilir). Peki ya Minik Korsanlar? Muzip Periler, Örümcek Cadı, Geveze Dalgalar, Mağara Cüceleri, Dağ Kurdu? Alp Canavarı, Başsız Bollog, Bollogsuz Baş, Göçebe Mugglar, Tutsak Serap, Yetiler ve Bluddumlar, Sonsuz Hortum, Rickshaw İblisleri?
...
KİTAPLA İLGİLİ AZ AZ DÜŞÜNCELER
Kitapla ilgili konuşmaya, onun önsözünden alınma birkaç cümleyle başlamak istedim. Hoşuma giden önsözlerden olmuştu ve bu önsözün Kaptan Mavi Ayı'nın kendi ağzından yazılan bir önsöz olması da beni cezbetti açıkçası. Kitap absürt denebilecek eğlenceli bir macera kitabı. Aslında çocuk kitabı olarak geçiyor ama bence çok çocuk kitabı da sayılmaz sanki. Çocuklar için biraz fazla kaçan yerleri olmuş. Ama dili gayet akıcı ve basit. Ama kitapta bahsedilen şeyleri beyniniz de canlandırmaya gelince ne basit dil ne de akıcılık çözüm oluyor.
Yazarımız; Walter Moers ki aslında kendisi yazardan çok karikatürist ve bu yüzden kitap da hayal gücünü bir hayli zorladığı için okuyucuya ipucu olsun diye araya çizimler eklemiş. Ben kitabın bu havasını da sevdim. Her sayfa size yeni bir şeyler vaat ediyor. Bunu okudukça hissediyorsunuz. Aslında kitabın kapağından da bunu hissetmemek elde değil.
Kitap edebi anlamda size bir şey katmayacak, bunu bilin. Sadece eğlenceli bir zaman vaat ediyor ki bu zaman 700 sayfalık, bol bol macera içeren, kurgusal bir otobiyografi olarak karşınıza çıkıyor.
Mavi Ayı, kendisinin nasıl doğduğunu ve ebeveynleri varsa kimler olduğunu bilmiyor. Bir zaman kendini Zamonia Denizi’nin ortasında bir ceviz kabuğunun içinde buluyor. Ve böylelikle hayatlarını yaşamaya başlıyor. Zamonia, dünyada bulunan kurgusal bir kıta ve Mavi Ayı'nın maceraları bu kıtada geçiyor. Bu kıtada o kadar değişik canavarlar, yaşam formları var ki… anlatamam. Hele bir Profesör Nightingale var ki… kendisi bir ansiklopedi yazıyor ve bu ansiklopedi bulaşıcı bakteriler sayesinde Profesör'ün beyinlerinden Mavi Ayı'nın beynine bulaşıyor. Bu ansiklopedi karşımıza çıkan her şeyle ilgili bizi anında bilgilendiriyor. Çoğu zamanda iş işten geçtikten sonra bilgi veriyor!
Evet yanlış okumadınız yukarıda 'beyinlerinden' dedim. Çünkü Profesör Nightingale yedi beyni olan bir Nokturnomat… O sadece ansiklopedi yazmıyor ve birçok icadının yanı sıra Nokturnal Akademi'nin de tek öğretmeni! Burada hemen kitaptan bu bölümle ilgili bir alıntıya yer vereceğim...
"...çünkü Profesör Nightingale bir Nokturnomat'tı, Nokturnomatlar Zamonia'daki (evrende değilse bile belki de bütün dünyadaki) en zeki varlıklardı. Günışığında IQ seviyeleri 4000'dir, ama karanlık çöktüğünde bu astronomik seviyelere ulaşırdı. Bu yüzden, Nokturnomatlar karanlığı tercih ederlerdi ve Nightingale` in Nokturnal Akademisi bu yüzden Gloomberg Dağları' ndaki karanlık ve karmakarışık mağaralarda yer alıyordu. Boş zamanlarında, profesör karanlığın daha karanlık yapılabileceği bir sistem üizerinde çalışıyordu. Bu amaçla, sadece kendisinin girebildiği karanlık bir oda kurmuştu. Kapıdan dinlediğimizde duyduğumuz sesler davetkâr olmaktan çok uzak olduğu için zaten içeri girmek gibi bir isteğimiz yoktu.
Sıradan bir Nokturnomat'ın üç beyni vardır, yetenekli bir Nokturnamat'ın dört, dahi bir Nokturnomat'ın beş beyni vardır. Profesör Nightingale'in yedi beyni vardı. Biri kafasında, dördü kafatasının dışında büyümüştü, altıncısı normalde dalağının olması gereken yerdeydi. Yedincinin yeri ise öğrencilerinin arasında sürekli spekülasyona neden olan bir konuydu."
Nightingale ve Nokturnal Akademi de, Mavi Ayı’nın sadece bir hayatında karşımıza çıkıyor. Diğer hayatlarında daha ne maceralar yaşadı bir bilseniz! Aslında tüm hayatlarında yaşadıkları bir şekilde diğer hayatlarına ince ince bağlanıyor en azından değiniyor. Genelde bizim Mavi Ayı’mız macera üstüne macera yaşıyor ve sürekli tehlikeli durumlarla burun buruna geliyor. Ve bir şekilde de bu durumlardan ucu ucuna kurtuluyor.
Yazarın aslında başka kitapları da varmış. Hepsi de Zamonia denilen kurgusal kıtada geçiyormuş. Ama malesef bu kitaplar Türkçeye çevrilmemiş. Nedeni de sanırım çok okuyucusu olmamasından kaynaklı. Zaten bu kitabın da bildiğim kadarıyla tekrar basımı olmamış. Yani şu an okumak isterseniz bulamayabilirsiniz sanırım. Ama güzeldi. Ben sevdim. Absürtlük denince de ben işte! 😜 Seviyorum böyle kitapları. Eğlenceli bir zaman, farklı bir tat, beklenmedik şeyler çıkarıyor karşınıza...
Bugünlük de bu kadar olsun... Kendinize iyi bakın. Tekrardan, iyi bayramlar...




.jpeg)


