Hakkımda

Fotoğrafım
Çaylarınızı kapıp gelin ve sizinle güzelce bir muhabbet kuralım. Hayattan birazcık kopmaya hakkınız olsun değil mi? Bakmayın sayfamda çok aktif olamadığıma ama siz gelirseniz eğer, bu sayfamda daha çok aktif olmamı gereltirecek ve işte o zaman beraberce bir şeyler başarmış olacağız. Dikkat edin; biz diyorum, ben değil! Çünkü bu sayfayı ben oluştursam bile sizsiz hiç bir şey başarılı olamaz. Unutmayın ki, ilk başta ben bu sayfayı kendim için kurmuş olsam da, daha sonra paylaşacak kimsem olmadığı için bana hiç bir yararı olmadı. Bu yüzden size ve paylaşacaklarımıza ihtiyacım var. Haydi o zaman, daha ne bekliyorsunuz! Bir çay koyup gelin yanıma, daha paylaşacak bir çok şeyimiz var. :)
instagram etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
instagram etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Ocak 2026 Cuma

OKUDUĞUM BİR KİTAP HAKKINDA UFAK BİR YAZI

10 1/2 Bölümde Dünya Tarihi


Merhabalar...
    Normalde okuduğum kitaplarla ilgili az az konuşmaya başlamıştım tekrar İnstagram hesabımda. Ama bu sefer okuduğum bu kitapla ilgili söyleyeceklerim oraya sığmadığı için uzun versiyonunu da burada paylaşayım dedim.

Kitabın arkasında az çok görünen fotoğraf, kitabın içinden çıktı ve benim beğenmediğim beşinci bölümde bahsi geçen tablonun fotoğrafı...

    Kitabımız 10 1/2 Bölümde Dünya Tarihi ve yazarımız Julian Barnes. Benim kendisinin ilk okuduğum kitabı. Kitaba başlarken roman diye düşünmüştüm ama kitap öykü kitabı çıktı. 😅 Evet yine bir öykü kitabıyla yıla devam ediyorum ama bu sefer planlı değil şansla oldu biraz. 

    Kitabın türünü de tam belirleyemedim açıkçası ama sanırım öykü kitabı demek de tam olmuyor gibi. Belki tarihi kurgu daha uygun olur. Çünkü içinde bölüm bölüm alternatif diyebileceğimiz bir dünya tarihi kurgusu okuyoruz. Her bölüm de tek başına değil bu arada, bölümler arası bağlantılar var. 

    Kitaba uzanalım şöyle ufak ufak o zaman... Kitapta 10 bölüm dolayısıyla 10 hikaye var ama bir de 1/2 olan bir kısım var ki, o da buçuk işte! Şimdi hikayelerden kısa kısa biraz bahsedeceğim ve o buçuk kısmını da sırası gelince siz de öğreneceksiniz.

  İlk hikayeyle başlıyoruz ve karşımıza Nuh'un Gemisi çıkıyor. Bu hikaye de tıpkı Tufan olayında da olduğu gibi yeni bir dünyaya doğru yol alıyoruz. Hikaye direkt Nuh'un gemisinin içinde olan bir hayvanın ağzından anlatılıyor. Hangi hayvan olduğunu tabi ki söylemeyeceğim! Bu hikayeyi herkes biliyordur gerçi ama bu versiyonu bayağı değişik ve ben bu versiyonu daha çok sevdim gibi gibi... 

    İkinci hikaye bir terörist (sanırım, bence kitapta çok belirgin de değildi bu durum) grubunun bir seyahat gemisine el koymasını anlatıyor. Hikayenin başı daha farklı başlıyor, sonu ise belirgin değil.
    Üçüncü ve sanırım benim kitapta en sevdiğim öykü, tahtakurtlarını mahkemeye veren dindar köylülerin avukatı ve tahtakurtlarının haklılığını kanıtlamayı kendine görev bilmiş bir avukatın karşılıklı savunmalarını okuyoruz. Hiciv konusunda çok iyiydi gerçekten. 
    Dördüncü öykünün adı Hayatta Kalan ama ben buna Ren Geyikleri demek istiyorum. Kitabı okuyanlar anladı. Bu öykü iki uçlu... öykünün sonunda, "Hangisi gerçekti acaba?" diye düşünmekten duramıyorsunuz. Öykü size istediğinizi seçin diyor resmen.  
    Beşinci öyküye geldik. Bu kitapta beni en çok zorlayan öykü oldu açıkçası. Yazarın dili bir anda değişmiş gibi geldi bunu okurken. Teknik terimler biraz fazlaydı, belki de ondan. Yordu beni açıkçası. O yüzden çok sevemedim. 
    Altıncı öykü... tanıdık bir yere götürüyor bizi, Ağrı (Ararat) Dağı. Nuh’un Gemisi’nin karaya oturduğu yer ve bir dindar o dağı görmek için yolculuk yapıyor bu öyküde. Ama dağa tırmanabilecek mi? Tırmansa da aradığı ruhani durumu bulabilecek mi? Merak konusu...
    Yediye geldik, Üç Yalın Öykü bölümün adı ve isimden anlaşıldığı gibi içinde üç hikaye var ama çok da yalın sayılmaz. Sizi etkileyen tarihi olaylara alternatif bir bakış sunuyor yeniden... Ve türleriniz diken diken olurken sizi sorgulamaya itiyor.
    Sekizinci öykü, mektuplardan oluşan bir bölüm ve biraz aşk, sevgi üzerine biraz insanlık üzerine ve biraz da egoizm üzerine bir bölüm diyebilirim sanırım. 
    Ve 10 1/2 bölüme geldik. Evet, yanlış okumadınız... parantez adı altında kitapta olmayan bir bölüm var ve bu da buçuk olarak karşımıza çıktı.  Burada yazarın aşk, sevgi, ilişkiler hakkında yazdığı bir denemeyi okuyoruz. Kitaptan tamamen bağımsız ve alakasız (diyebilirim diye düşünüyorum).
    Dokuzuncu bölümle tekrar kitaba geri dönüş yaptık ve yine Ağrı Dağı’ndayız. Yine Nuh ve Nuh’un gemisiyle ilgili bir öykü ama bu sefer yolculuk yapan Ay’a adım atan üç astronottan birisi, alternatif tarih! "Bir de bu açıdan bakalım!.." demiş bize yazar.
    Son bölüme ulaştık, nihayet. Bu bölümde bir gelecek tarihi mi diyeyim yoksa ölümden sonraki hayatın çok değişik bir şekilde tezahür etmesi mi diyeyim bilemedim açıkçası. O kadar değişikti ki! Yani anlatamıyorum ama anlamanız için şöyle bir örnek verebilirim; Amazon Prime’da bir dizi var, Upload... işte ona benzer bir öyküydü kısaca. O diziyi izlediyseniz az çok nasıl bir hikaye okuduğumu tahmin edersiniz. İzlemediyseniz de yapacak bir şey yok, maalesef...
Not: Dizi güzeldir bu arada...


    Ve böylelikle benimle birlikte okuduğum bir kitaba ufak bir bakış atmış oldunuz. Umarım, memnun kalırsınız ve size ufak da olsa bir katkım olmuştur.

    Daha sonra görüşürüz...

22 Mayıs 2019 Çarşamba

BUGÜN KONU YOK MALESEF... ACABA NEDEN?

"GÜNCELLENDİ"

 

 

BAZI AKSİLİKLER

Merhabalar Canlar...
Başlıktan da anlaşıldığı üzere bugün sizinle paylaşacağım bir konum yok. Bunun sebebi, bazı ailevi durumlardan dolayı evimde olmamamdan kaynaklı. Bir kaç gün kalacağım sonradan belli olan bu yere de doğal olarak bilgisayarımı getirmemiştim ve bir akıllı telefon özürlüsü olarak bu yazıyı bile zor yazıyorum. 😊
Aslında bugüne ait konumu bile önceden hazırlamıştım halbuki... Ama ne yaparsınız işte? Hayat, ne olacağı belli olmaz ve hiçbir zaman sizin planlarınıza uymaz. 
Demem o ki, bugünkü konumuz başka bahara kaldı. 😊
Şimdilik size bu duyuruyu bir borç bildim ve o yüzden yaptım. Ama yine de sizinle paylaşabileceğim şeyler de var.

 

 

ÖLÜM KAPISI SERİSİ

Ama iyi haber okuduğum kitapları nereye gidersem gideyim, her zaman yanımda taşırım. Yani burada da kitapsız kalmadım.
Ölüm Kapısı Serisi 1. Cilt Ejder Kanadı
Şu anda okuduğum kitap ise, Ölüm Kapısı Serisi'nin ilk kitabı... Bu seriye instagramdaki grubumuzdan bir arkadaşımızla beraber başladık ve onunla ortak okuyoruz. Evet, bu bence çok güzel. 😍😍
Zaten daha önce bu serinin ben ilk dört kitabını okumuştum. (Seri yedi kitaptan oluşuyor.) Ama kitapları bulmak zor olduğu için ben bu ilk dört kitabı daha önce pdf olarak okumuştum. Gelin görün ki, fantastik okuyorsanız bilirsiniz, fantastik kitaplar pdf okunması zor olan kitaplardır, özellikle epik fantastikler... Çünkü bu tür kitaplarda okuyucuyu bilgilendirmek amacıyla başlara harita falan eklenir. Bunlara bakmak için kitabın iki de bir başına gitmek pdf de epey zor olabiliyor. Ayrıca bu çizimlere pdfde tam olarak adapte de olamıyorsunuz.
Neyse o zamanlar zaten seriyi bu yüzden yarım bırakmıştım, pdf zor oluyor diye. Yoksa seri harika, muhteşem, hatta muhteşem ötesi.



AZMİN SONU BAŞARIDIR

Seriyi pdf okuyamayınca ben de ne yaptım başladım kitapları toparlamak için araştırmaya. İlk kitap hariç altı kitabı kitap satan bir internet sitesinde buldum. Ama ne yazık ki, temin edilirken bana serinin 4 ve 5. kitaplarının stoklarında olmadıklarını söylediler. Olsun dedim ve o iki kitap hariç diğerlerini oradan aldım, geriye kaldı toparlamam gereken üç kitap. Bunların arasından da en zoru ilk kitaptı. Çünkü serinin piyasa da en nadir bulunanı bu kitap ve birçok sahafın üye olduğu bir kitap satış sitesinden bakmaya başladım. Ama sahaflardaki bu basımı olmayan kitaplar acayip faiş fiyatlara satılıyor. Ben de bir kitaba servet harcayacak kadar zengin olmadığıma göre, başka yollar araştırmaya başladım.
Ejder Kanadı Arka Kapak
İlk kitap için instagramdaki sahaflara baktım. Bir tanesi 90 tl gibi bir fiyat söyledi ama bu fiyatta indirim de yapabileceğini belirtti. Tabi ben 70 tl gibi bir indirimden söz edince bu iş de yattı. 😁
Sonra instagramda başka bir sahaftan 20 tl+kargo ücreti olarak buldum ve kaçırmadan aldım. Nihayet diğer iki kitabı da 20 ve 25 tl'ye sahaflardan buldum ve onları da oradan alarak serimi tamamladım.
Bu serinin bulunması neden zor kısmına gelecek olursak eğer; seri esas olarak 2000'lerde basılmış ve bir daha baskıya girmemiş. Bundan sonra da gireceği muhtemel olmayan serilerden. Ama bunun yanında bu seri, epik fantastik okurları için başyapıtlardan sayılacak kitaplardandır. Ayrıca serinin konusu orijinal ve farklı olan yegane konulardandır. Bence fantastik severlerin kesinlikle okuması gerekiyor. Ayrıca belirteyim ki, bu seriyi toplamak için uğraştığıma hiç pişman değilim aksine yapmasaydım rahat edemezdim.
Neyse artık... Bu yazı alt tarafı size bugün için bloga yazı koyamayacağımı haber vermek içindi ama bunu yaparken bile sanırım bloga yazı koymuş oldum.
Yazının güncellemesini eve gidince yapacağım canlar... Biliyorum, illa ki bu yazının güncellemeye ihtiyacı olacak.

Artık beni affedin canlar, en kısa zamanda tekrar görüşmek dileğiyle; kendinize ve sevdiklerinize çok iyi bakın... Seviliyorsunuz.
😘😘

Ufak Bir Hikaye...

AMATÖR YAZARDAN HİKAYELER -2-

BİR AİLE MESELESİ 16.08.2025/17.08.2025 7   Ben masada oturmuş sadece konuşulanları düşünmeye başlamıştım. Çevremdeki üç insan da ko...