Hakkımda

Fotoğrafım
Çaylarınızı kapıp gelin ve sizinle güzelce bir muhabbet kuralım. Hayattan birazcık kopmaya hakkınız olsun değil mi? Bakmayın sayfamda çok aktif olamadığıma ama siz gelirseniz eğer, bu sayfamda daha çok aktif olmamı gereltirecek ve işte o zaman beraberce bir şeyler başarmış olacağız. Dikkat edin; biz diyorum, ben değil! Çünkü bu sayfayı ben oluştursam bile sizsiz hiç bir şey başarılı olamaz. Unutmayın ki, ilk başta ben bu sayfayı kendim için kurmuş olsam da, daha sonra paylaşacak kimsem olmadığı için bana hiç bir yararı olmadı. Bu yüzden size ve paylaşacaklarımıza ihtiyacım var. Haydi o zaman, daha ne bekliyorsunuz! Bir çay koyup gelin yanıma, daha paylaşacak bir çok şeyimiz var. :)

2 Nisan 2026 Perşembe

BÜTÜN HİKAYELERİ - H. P. LOVECRAFT

DEĞİŞİK BİR YAZAR VE ONUN DEĞİŞİK HİKAYELERİ

  
    Merhabalar...
    Ocak ayında başladığım Lovecraft’ın Bütün Hikayeleri’ni okuma serüvenimi mart ayının sonunda tamamladım nihayet ve sizinle hem yazarla hem de hikayeleriyle ilgili sohbet etmek için geldim hemen. Ama itiraf etmem gerekir ki şubat ayında bayağı bir ara verdim kitaba. Esas ocak ve mart ayında okudum kitabı.
    Şöyle az az biraz yazardan biraz da kitap ve hikayelerden bahsedelim.
    Öncelikle yazarın kafasının içimdeki dünyaya hayranım. Bu dünyayla nasıl yaşamış bu adam? Eminim yazıya döktüklerinden daha fazlası kafasının içinde kurgu olarak dolaşmıştır sürekli ve o kafayla yaşamak da ayrı bir meziyet bence.
    Yazarın; gotik-karanlık edebiyatın bilimkurgu ve fantastikle iç içe geçen eserleri, çoğu zaman öyle sağlam bir şekilde sunuluyor ki size, okurken eserin kurgu olmadığından şüpheye düşüyorsunuz. Yazarın bu tarzına adapte olduğunuz anda artık önünüze ne çıkacak biliyorsunuz ama nasıl çıkacak kısmı sizi daha çok okumaya teşvik ediyor Lovecraft’ı.


Lovecraft Evreni

    Lovecraft’ın belli temaları, belli mekanları ve şehirleri, belli kurguları ve belli ama farklı canavarları var. Kendine ait bir dünyası, galaksisi hatta evreni var resmen yazarın. Hepsini özümsemek çok zor… Ama yazarın hikayelerinin çoğu da kendi oluşturduğu bu evrende geçiyor ve bu hikayeler birbirine bir yerlerden bağlanıyor. Bu bağlantılar bazen ayrıntı da bazense gözünüzün önünde oluyor. Hepsini birbirine bağlamak çok zor gerçekten. Resmen tekrar tekrar okutmak istiyor kendini bu eserler.
    Burada araya gireceğim ve beni düşündüren bir şeyden bahsedeceğim, yazarın dili… Aslında yazarın dili konusunda biraz kafam karıştı. Bazen çok akıcı ilerlerken yazdıkları bazen ise akmadı. Kurgu ne kadar iyi olsa da bazen çok zorladı. Ama bazen de dediğim gibi tam tersi oldu. Bir anda başladım hikayeye ve bir anda da bitiverdi hikaye. Böyle hisseden bir ben miyim Lovecraft konusunda? Ki genelde uzun hikayelerini daha çok sevdiğimi fark ettim. Onların dili beni daha çabuk içine çekti.



Hikayeler Hakkında

    Ben yazarın bu kitaptaki bazı hikayelerini daha önce de okumuştum ve tekrar okumak daha çok hoşuma gitti. Çünkü hepsini bir arada okuyunca hikayeler arasında kaçırdığım bağlantıları gördüm, fark ettim. Özellikle yazardan okuduğum ilk eser olan Karanlıkta Fısıltıyla Konuşan Adam hikayesinin içeriğini ilk okuduğumda tam olarak anlamasam da hoşuma gitmişti. Şimdi bu kitapta, bu sefer içeriğindeki küçük küçük detayları yakalayarak okuduğumda bir kez daha hayran kaldım. Hatta bu kitapta da en sevdiğim hikaye yine Karanlıkta Fısıltıyla Konuşan Adam oldu. Benim için Lovecraft dendiğinde, çoğu kişi gibi Cthulhu’nun Çağrısı değil de Karanlıkta Fısıltıyla Konuşan Adam aklıma gelecek. Bu hikayenin kurgusunu, gelişimini ve hikayenin her tarafına sinmiş o şüpheciliği, iki arada bir derede kalma durumuna bayıldım. Yani tamamen tekinsiz bir eserdi. Nerden baksan sonuna kadar şüpheyle yoğurulmuş bir hikaye. Kitaptaki ve Lovecraft'ın eserlerinden favorim kesinlikle bu hikayedir.
Ama tabi ki de kitapta beğendiğim tek hikaye bu değil. Birçok hikaye var beğendiğim. Bu hikayeler birbirinin tarz olarak aynısı olsa da beğendiklerim genelde ayrı ayrı sebeplerden oldu.
    Sevdiğim hikayelerine gelirsek... Öncelikle şunu söyleyeyim. Bu kitap üç bölüme ayrılmış ve benim en çok sevdiğim hikayeler genelde son bölüm olan Dunwich Dehşeti'nde toplanmış bulunuyor. Ve bu üç bölümdeki hikayeler de aslında içerik bakımından falan biraz birbirinden faklı olduğu için ben de bölümlerin kendi içerisinde beğendiğim hikayeleri yazacağım. Bir sıralama yapmadan yazıyorum çünkü sıralama yapamıyorum.


    Not: Burada hikayelerin içeriğini vermeyeceğim. Çünkü buna kalkışırsam bu sohbet bitmez ve yazarın kafasındaki evrende kayboluruz, hep birlikte... Sadece bir kaç hikayede kısa kısa bir iki şey yazacağım. Yandaki fotoğrafta kitabın 'içindekiler' bölümünü ne kadar karaladığımı görebilirsiniz. Aslında temiz tutmaya çalışırım kitaplarımı ama bunun gibi derleme eserler okurken bu şeklide karalamalar yapıyorum maalesef. Oradaki karalamaları da dikkate almayın. Çünkü onlar ilk izlenimler. Hikayeler üzerine daha sonra kafa yordukça düşüncelerimin değiştiği oldu.

   Şimdi birinci bölüm olan Herbert West: Diriltici ile başlayalım...

  • Simyacı
  • Mezar
  • Dagon
  • Uyku Duvarının Ötesi
  • Beyaz Gemi
  • O Sokak
  • Sarnath'ın Ölüm Hükmü
  • Ağaç "Fata viam invenient"
  • Ulthar'ın Kedileri
  • Tapınak
  • Müteveffa Arthur ermyn ve Ailesiyle İlgili Gerçekler: Bu hikaye en sevdiklerimden biri oldu.
  • Adsız Kent
  • İranon'un Arayışı
  • Herbert West: Diriltici: Ve bu bölümde en sevdiğim hikaye de bu oldu.

    İkinci bölüm Cthulhu'nun Çağrısı...

  • Piramitlerin Altında
  • Lanetli Ev
  • Red Hook'da Dehşet: Hikayenin sonunda nasıl bağlandığına hayran kaldım.
  • Cthulhu'nun Çağrısı
  • Pickman'in Modeli
  • Sisler İçinde Uçurumun Kıyısında Duran Tuhaf Ev: Yine çok güzel bir kurguydu.
  • Uzaydan Düşen Renk: Bölümdeki en sevdiğim hikaye bu olabilir. 

    Üçüncü ve son bölüm Dunwıch Dehşeti

  • Dunwich Dehşeti: Yine sonuna bayıldığım bir hikaye oldu.
  • Karanlıkta Fısıltıyla Konuşan Adam:
  • Cadı Evindeki Düşler
  • Gümüş Anahtarın Açtığı Kapıların Ötesi: Beğendim ama bazı kısımları çok uzatmış gibi geldi. Oraları okurken kurgudan koptum. Ama sonra tekrar toparladı ve ilk kısımdan bile harika devam edip sona ulaştı.
  • Eşikteki Şey: Innsmouth'a gönderi olan bir hikaye. Ben Innsmouth'un Üzerindeki Gölge'yi de okumuştum ve yine kurgusuna bayılmıştım. O yüzden bu hikayeyi de sevdim.
  • Karanlığın Hayaleti
  • Açılan Mezar
  • Eryx'in Duvarları İçinde: Kitaptaki en bilimkurgu hikaye buydu. Biraz farklı bir tat bıraktı bende.

      Sohbetimizi bitirmeden daha önce Lovecraft'tan okuduğum ve üzerine konuştuğum instagram gönderilerimi de aşağıya bağlantı olarak bırakıyorum, merak edenler için...

              Nyarlathotep

    Bugünlük yine sohbetimizin sonuna geldik. Bu kitap ve yazarla ilgili son cümleler olarak da şunları söyleyeceğim... İyi ki okudum. Bu kitaptan sonra yazarı kesinlikle daha iyi tanıdığımı hissediyorum. Tabi onun gibi bir yazar ne kadar tanınabilirse. Onu tanımak için onun beyninin içinde yaşamanız gerekiyordu.

Hiç yorum yok:

Ufak Bir Hikaye...

AMATÖR YAZARDAN HİKAYELER -2-

BİR AİLE MESELESİ 16.08.2025/17.08.2025 7   Ben masada oturmuş sadece konuşulanları düşünmeye başlamıştım. Çevremdeki üç insan da ko...