Hakkımda

Fotoğrafım
Çaylarınızı kapıp gelin ve sizinle güzelce bir muhabbet kuralım. Hayattan birazcık kopmaya hakkınız olsun değil mi? Bakmayın sayfamda çok aktif olamadığıma ama siz gelirseniz eğer, bu sayfamda daha çok aktif olmamı gereltirecek ve işte o zaman beraberce bir şeyler başarmış olacağız. Dikkat edin; biz diyorum, ben değil! Çünkü bu sayfayı ben oluştursam bile sizsiz hiç bir şey başarılı olamaz. Unutmayın ki, ilk başta ben bu sayfayı kendim için kurmuş olsam da, daha sonra paylaşacak kimsem olmadığı için bana hiç bir yararı olmadı. Bu yüzden size ve paylaşacaklarımıza ihtiyacım var. Haydi o zaman, daha ne bekliyorsunuz! Bir çay koyup gelin yanıma, daha paylaşacak bir çok şeyimiz var. :)

19 Şubat 2026 Perşembe

TAMULİ - DAVİD EDDİNGS

 YİNE OKUNAN BİRKAÇ KİTAPLA GELDİM


    Merhabalar… Bugün karşınıza yine bir David Eddings eseri ve Elenium serisinin devamı olan Tamuli serisine ait üç kitapla geldim. Elenium serisi; bu seriden önce geçen, yine bir üçleme olan epik fantastik türünde kitaplardır. Bu seriyle ilgili yazıma cümlenin sonundaki emojiden ulaşabilirsiniz. 📖 Aklıma gelmişken o yazıda söylemeyi unuttuğum bir şey var. O da, bu kitapların maalesef güncel baskıları yok ve ancak sahaflardan temin edebilirisiniz. Şu anki kitap fiyatlarına bakınca da çok pahalıya gelen kitaplar değiller. Sadece iyi durumda olup olmadığı sıkıntılı olabilir. Bu ufak bilgiyi de verdiğimize göre gelelim kitaplarımıza...



İlk kitap, Ateşten Kubbeler…

    Bu kitapta yavaş yavaş karakterlerimizi yeni durumlarında ve aradan biraz zaman geçtikten sonra görüyoruz. Bazı değişiklikler var ama belli ki bir yerde hepsi yeniden bir arada olacaklar. Kitabımız bu şekilde yavaş yavaş başlarken bu sefer olayların geçeceği kıtanın Daresia Kıtası olduğunu görüyoruz. (Elenium serisi Eosia Kıtası’nda geçmişti.) Daresia’da karışıklıklar var ve kıtanın imparatoru bu karışıklıklardan dolayı Sparhawk’tan yardım istiyor. Kahramanlarımız birleşe birleşe ve yeni olayları görerek bir kıtadan başka bir kıtaya yolculuk ediyor. Bu yolculukta fark ediliyor ki bu karışıklık aslında sadece Daresia Kıtası’nda olmuyor, tüm dünyada ortaya çıkan benzer olaylar var.

    Dikkat!!! Burası kitap hakkında biraz spoiler içerebilir...

    Kitabın sonuna doğru Tamul Ülkesi’ne ulaşıyoruz ve göstermelik ufak bir olay oluyor ama bu asıl olayı paravan eden bir gösteri olduğundan kahramanlarımız Elenium’da sakladıkları Safir Gül’ü tekrar ortaya çıkarmaya karar veriyorlar. Dünyanın bu güce yeniden ihtiyacı var.

    Birinci kitap bu şekilde son buluyor. Burada söylemek istediğim bir şey var. Kitapta karşıma sürekli çıkan iki terim, Parıldayan İnsanlar ve Saklı Şehir… Bu iki terim özellikle kitabın sonlarına doğru iyice gözüme battı. Bunun bir diğer sebebi de serinin ikinci ve üçüncü kitabının adları olmaları. Yani bu terimlerin olduğu cümleler, serinin devamı için ipucu veriyor olabilir diye düşünmekteyim. O yüzden aşırı dikkati çektiler.



Şimdi sırada serinin ikinci kitabı olan, Parıldayan İnsanlar’da…

    Sonunda bahsedilen Parıldayan İnsanlar’ı gördük, bildik ve öğrendik. Hatta bu kitapta asıl komployu ve bu komplonun ardındaki asıl kişiyi de öğrendik, Parıldayan bir insan sayesinde… Bu komplo taaa Elenium serisine kadar gidiyor ve o seride olan olaylar bile buzdağının görünen kısmıymış sadece!.. Ondaki olayların bile esas nedeni bambaşkaymış. Kurgu öyle bir çözüldü ki David Eddings’e hayran olmamak elde değil. Yani bu kitabı ilk kitaba göre daha çok sevdim…

    Kitabın sonu Ehlana’nın kaçırılmasıyla bitti ve ben bir anda kitabın bittiğini bile idrak edemezken öylece kalakaldım. O kadar beklemiyordum ki… Tabi ki hemen serinin son kitabına da böylelikle başlandı.

    Ayrıca bu kitapta yenilmez bir canavar da çıktı karşımıza ve onu da ancak Safir Gül yenebilirse yenebilir. Safir Gül de ne Safir Gül’müş arkadaş… Onun da çok farklı bir şey olduğu ortaya çıktı. Zamanında çok hafife almışız! Onun bir varlığı yani bir bilinci var, kesinlikle sadece gücü olan bir nesne değil.

    Parıldayan İnsanlar, esas kurgunun arkasında kalan gizli şeyleri ortaya çıkardı. Merak edilen hemen hemen tüm soruların cevaplarını verdi ve resmen bizi son kitaba adım adım hazırladı. Son kitapta ortalık karışacak belli ki!!!



Hadi o zaman şimdi de son kitaptan bahsetmeye geçelim; Saklı Şehir…

    Bu kitabın başında herkes kaçırılan Ehlana’yı bulmak için seferber olmuş durumda. Kahramanlarımız grup grup dağılıyor ve hikaye birkaç yoldan ilerlemeye başlıyor. Grupların arasındaki bağlantıları ve her grubun ayrı ayrı edindiği bilgiyi birbirine ileten Çocuk Tanrıça Apharel… Bu karakteri de özellikle bu kitapla birlikte çok çok çok sevmeye başladım. Her yere, her şeye yetişiyor gerçekten…

    Kitabın dinamiği hiç durulmadı desem yeridir. Son sayfalarda duruldu ve tabi ki o da bu evrene bir veda olduğu içindi. Vedalar hep hüzünlüdür ve bu vedada çok farklı değildi.

    Çok hızlı bir okuma oldu benim için ve olaylar da o hızla akıp gittiğinden bu kitapla ilgili çok konuşamıyorum ama bizi şaşırtan yine birkaç şey oldu. Bütün şaşırmalarımı ikinci kitapta kullandığımı sanıyordum halbuki ama yazar ne yapmış etmiş, son kitaba da yine sürpriz ögeler atmış. Kurguyu da iyice geliştirip harmanlamış ve nihayete erdirmiş. Tabi o nihayete erdirince bize de geriye veda etmek kalıyor, zor olsa da… O kurguyu, o dünyayı, o evreni geride bıraktık, hüzünle…



15 Şubat 2026 Pazar

BERABERCE BİR CUMARTESİ GÜNÜ GEÇİRELİM



Bir Cumartesi Günü...


    Bugün ailemle beraber onların yaptığı ve benim çocukluğumun geçtiği bahçeye gidiyoruz. Tabi bu sefer siz de bana eşlik ediyor olacaksınız. Gideceğimiz yerde bir köy evimiz var. Hatta yanında halamın evi de var ki halam hala orada yaşıyor; kedisi, köpekleri ve tavuklarıyla birlikte... Biz de haftada iki üç kez gideriz zaten. Mesafe uzak değil ve orası bizim ilk evimiz. Bugün de akşama kadar orada vakit geçireceğiz ve ben de size gün içinde neler yaptığımı görseller birlikte süsleyerek anlatacağım.

    Hadi başlayım o zaman...

Evden Çıkış

   İlk olarak evden çıkış var. Yeşil çay, soda ve limon... Bu karışımı bilmeyeniniz yoktur herhalde. Ben bunu düzenli olarak tüketiyorum ve bugün de aksatmamak için kahvaltıdan hemen sonra karışımı hazırlıyor ve su şişeme doldurup yanıma alıyorum. Ayrıca bugün orada halama bir tığ örneği göstereceğim ve bu aralar bileklik yapmaya taktığım için yanıma tığlarımı ve iplerimi de alıyorum. 

    Arabada, telefonda her gün yapmam gereken bazı rutinlerimi hallediyorum. Bir yandan da babamın müzikleriyle etrafı izliyorum.

    Varış Noktası

    Ve geldik. Arabadan iner inmez bizi halamın kedisi karşılıyor. Sevimli bir dişi kedi, adı Caniko... Onu biraz sevdikten sonra halamın evine girip çantamı bırakıyorum ve sadece şişemi alıp dışarı çıkıyorum. Halam bugün evde yok. Kızının yanına yardıma gitmiş. Kızı, Melek Abla Larende Kahvaltı'yı işletiyor. Bugün Cumartesi olduğu için de halam orada Melek Abla'yla beraber gözleme yapacak. Öğleye kadar orada olur sonra gelir. İşletme, bizim olduğumuz yere çok yakın zaten.


Yürümek ve Temiz Dağ Havası...



     Şimdi ben içeceğimle beraber ufak bir yürüyüş yapacağım. Toprak da dünkü yağmurdan dolayı çamurlu gibi. O yüzden ilk önce ufak ufak bir deneyelim. Çok fazla çamur değil, idare eder. Ve evet şimdi sesli kitabımızı açmak kalıyor yalnızca...

    Ben biraz yürüyüş yaptıktan sonra, ailemle beraber evin yakınlarındaki tepeye geldik. Hem mantar arayıp hem de ot yapacağız. Yürüyüş de yarım kaldı. Ama buradaki adımlarla en azından günlük hedefi tamamlarız. Ve su şişem de boşaldı. Ben temiz hava alırken size de bir kaç tane manzara fotoğrafı koyuyorum ki siz de o havayı solumuş kadar olun... 

    
    Kitap dinlemeye de ara verdim. Şu an sadece doğanın sesini dinliyorum, bol oksijenle birlikte. Kitabın bugün bitmesi gerekiyor ama şu an, anda kalmalıyım. Kitabı illa ki bitiririm.


    


    Haklısınız, laleler olmuş ve ben de topladım. Karışık küçük bir demet yaptım ama onları kurtulacağım. Scrapbook Defteri tutuyorum ve bu çiçekler büyük ihtimal ona yapışacak. Bugünün Scrapbook sayfasını yaptıktan sonra burada bir güncelleme atar ve o sayfayı da paylaşabilirim sizinle.



El İşi Yükleniyor...

    Yapılacak otların yapılması, bulunacak mantarların bulunamaması nedeniyle temiz hava
almamız bugünlük bitiyor. Gerisin geri bahçemize dönüyoruz. Ben halamın evinde az biraz sesli kitap dinleyerek dünkü başladığım bileklik örme işine geri dönüyorum. Elimdeki bütün iplerle aynı modelden renk renk bileklik yaptım kendime. Ben iplerle vakit geçirirken halamda geldi. Beraber çay yaptık. Çay içerken ona çıkardığım deseni gösterdim ve ona fikrimi anlattım. Ona da mantıklı geldi.

    Akşam yemeğimizi de bahçede yedikten sonra eve dönüş yolunda aklım yapacağım elişindeydi ve eve gelir gelmez tekrar kendime bir çay demleyip beğendiğim bir ipi sipariş verdim. Şimdi onun gelmesini beklemek kaldı geriye. Bakalım nasıl bir şey ortaya çıkacak? Planladığım, hayal ettiğim gibi olursa eğer çok memnun olacağım sonuçtan. Belki ilerde burada da paylaşabilirim, tabi ilk önce kendim beğenirsem ortaya çıkan ürünü...

    Gün, çay ve kitap eşliğinde son buluyor.

    NOT: Kitap tabi ki de bitmiştir.

    SONRADAN BİR NOT: Bu Bloğu açtığım zaman paylaştığım ilk yazı da yine bir Cumartesi gününe denk gelmiş... Sonradan fark ettim ve bu tesadüf hoşuma gitti.

Ufak Bir Hikaye...

AMATÖR YAZARDAN HİKAYELER -2-

BİR AİLE MESELESİ 16.08.2025/17.08.2025 7   Ben masada oturmuş sadece konuşulanları düşünmeye başlamıştım. Çevremdeki üç insan da ko...