Bir Cumartesi Günü...
Bugün ailemle beraber onların yaptığı ve benim çocukluğumun geçtiği bahçeye gidiyoruz. Tabi bu sefer siz de bana eşlik ediyor olacaksınız. Gideceğimiz yerde bir köy evimiz var. Hatta yanında halamın evi de var ki halam hala orada yaşıyor; kedisi, köpekleri ve tavuklarıyla birlikte... Biz de haftada iki üç kez gideriz zaten. Mesafe uzak değil ve orası bizim ilk evimiz. Bugün de akşama kadar orada vakit geçireceğiz ve ben de size gün içinde neler yaptığımı görseller birlikte süsleyerek anlatacağım.
Hadi başlayım o zaman...
Evden Çıkış
İlk olarak evden çıkış var. Yeşil çay, soda ve limon... Bu karışımı bilmeyeniniz yoktur herhalde. Ben bunu düzenli olarak tüketiyorum ve bugün de aksatmamak için kahvaltıdan hemen sonra karışımı hazırlıyor ve su şişeme doldurup yanıma alıyorum. Ayrıca bugün orada halama bir tığ örneği göstereceğim ve bu aralar bileklik yapmaya taktığım için yanıma tığlarımı ve iplerimi de alıyorum.
Arabada, telefonda her gün yapmam gereken bazı rutinlerimi hallediyorum. Bir yandan da babamın müzikleriyle etrafı izliyorum.
Varış Noktası
Yürümek ve Temiz Dağ Havası...
Şimdi ben içeceğimle beraber ufak bir yürüyüş yapacağım. Toprak da dünkü yağmurdan dolayı çamurlu gibi. O yüzden ilk önce ufak ufak bir deneyelim. Çok fazla çamur değil, idare eder. Ve evet şimdi sesli kitabımızı açmak kalıyor yalnızca...
El İşi Yükleniyor...
Akşam yemeğimizi de bahçede yedikten sonra eve dönüş yolunda aklım yapacağım elişindeydi ve eve gelir gelmez tekrar kendime bir çay demleyip beğendiğim bir ipi sipariş verdim. Şimdi onun gelmesini beklemek kaldı geriye. Bakalım nasıl bir şey ortaya çıkacak? Planladığım, hayal ettiğim gibi olursa eğer çok memnun olacağım sonuçtan. Belki ilerde burada da paylaşabilirim, tabi ilk önce kendim beğenirsem ortaya çıkan ürünü...
Gün, çay ve kitap eşliğinde son buluyor.
NOT: Kitap tabi ki de bitmiştir.
SONRADAN BİR NOT: Bu Bloğu açtığım zaman paylaştığım ilk yazı da yine bir Cumartesi gününe denk gelmiş... Sonradan fark ettim ve bu tesadüf hoşuma gitti.










