Hakkımda

Fotoğrafım
Çaylarınızı kapıp gelin ve sizinle güzelce bir muhabbet kuralım. Hayattan birazcık kopmaya hakkınız olsun değil mi? Bakmayın sayfamda çok aktif olamadığıma ama siz gelirseniz eğer, bu sayfamda daha çok aktif olmamı gereltirecek ve işte o zaman beraberce bir şeyler başarmış olacağız. Dikkat edin; biz diyorum, ben değil! Çünkü bu sayfayı ben oluştursam bile sizsiz hiç bir şey başarılı olamaz. Unutmayın ki, ilk başta ben bu sayfayı kendim için kurmuş olsam da, daha sonra paylaşacak kimsem olmadığı için bana hiç bir yararı olmadı. Bu yüzden size ve paylaşacaklarımıza ihtiyacım var. Haydi o zaman, daha ne bekliyorsunuz! Bir çay koyup gelin yanıma, daha paylaşacak bir çok şeyimiz var. :)

4 Nisan 2026 Cumartesi

SAATLİK PAYLAŞIM '1'

 

 Yeni Bölüm Aktifleştirme Eylemi


    Blogda çok daha yeni bir bölüm oluşturdum, deneme amaçlı. Hala daha denemede ama bu bölüme bir yazı daha eklemek istedim bugün. Saat 16:46 ve başlıyoruz.

    Yarın normalde çay sohbeti yapacaktık. Hala daha yapabiliriz belki ama yapamaya da biliriz. Çünkü yarın ben başka bir yerde olacağım. Bütün gün olmasa bile günümün çoğunu alacak bir etkinlik bu. Size daha önce bahsettim. Bir kitabın düzeltmelerini yapmıştım ve yarın o kitabın imza günü var. Kitapta benim de emeğim olduğu için yarın o etkinlikte olacağım. Hemen hemen beş, altı saat orada olma ihtimalim var. Arkadaşlarıma da haber verdim. Benim için gelecek olanlar var. Sohbet, muhabbet falan güzel bir gün olacak diye düşünmekteyim. Tabi biraz da yorucu belki. O yüzden akşam çay muhabbetimizi yapabilir miyiz, bilemiyorum. Benim yorgunluğuma bağlı açıkçası biraz. Hemen burada saat vereyim, 16:51.

    Yarın blogda yazı olmama ihtimaline karşılık size haber vermek istedim. Ama bu duyuru da sayılmaz. Çünkü kesin belli bir durum değil. İhtimal yani... Bu yüzden bu yeni bölümü kullanayım dedim. Buraya da ekleme yapıp geliştirirsem güzel olacak gibi hissediyorum. Kısa yazılar için de uygun gibi burası. Bu arada saatimiz 16:53 oldu ve minik sohbetimize devam diyorum.

Nasıl olmuş görsel? Bundan sonra bu bölümde hep bu görseli kullanabilirim.

    Biliyorsunuz genelde yazılarım ortala uzunlukta oluyor. Ne çok kısa ne de çok uzun. Ama bazen kısa kısa yazmak istiyorum. İleti gibi... size o andaki güncel durumu belirtmek istiyorum ya da o an ne hissettiğimle ilgili bir şeyler paylaşmak istiyorum. İşte şimdi böyle isteklerim için bir bölüm oluşturdum. Burada sadece benim yazarak paylaşmak istediğim duygu durumları, düşünceler, aklıma takılanlarla ilgili zaman aralığı vererek kısa ve doğaçlama yazılar olacak. Biraz interaktif gibi yapmaya çalıştım, çok olmasa da. Saatler onu vurguluyor bir nevi.

    Saat demişken, tam 17:00. en son verdiğimden biraz zaman geçmiş. Çünkü üstteki paragrafta cümlelerin ipini çok kaçırdım ve toparlaması çok zor oldu. Akışına göre yazmanın zorluğu da bu oluyor biraz. Çünkü kafamdan akan kelimelere ellerim yetişemiyor. Bir kelime yazarken ellerim, beynim çoktan cümleyi bitirmiş olunca cümlenin sonunda kalıyorum. Ve tekrar başa.... Şu son cümleyi yazarken de aynısı oldu ama geri dönüp o cümleye tekrar bakmayacağım. Umarım güzel toparlamışımdır.

    Saat 17:03. Bitirelim mi? Kısalığı iyi mi yazının? Yoksa devam mı? Ben yazsam da yine bu yazıyı siz de okuyorsunuz sonuçta ve size fikrinizi her zaman soracağım. Bu yazılar pek sohbet olmuyor ya da sohbet havasında ilerlemiyor ama siz okuyorsunuz ve bu önemli kısmı...

    Tamam. Biraz daha yazıp ondan sonra bitireceğim.

    Şimdi yarın malumunuz biraz sosyalleşeceğim o yüzden kitaplara da ara vermem gerekiyor. Bir itiraf... bu aralar az kitap okuyorum, hatta okuyamıyorum. Kitaplarla alakalı değil yine benim ruh hallerimle alakalı. Ve evet; ruh halim değil, ruh hallerim. Maalesef bu aralar öyle bir dönemdeyim yine ama yakında toparlayacağımı düşünüyorum. Hatta çok yakında da toparlamayı umuyorum. Saat, 17:08...

    O yüzden artık yazımızı bitiriyorum ve düzenlemeye geçiyorum. Düzeltmeden önce son saat, 17:09.

    Düzenleme sonrası son saat, 17:19.

3 Nisan 2026 Cuma

-YAZSAM ROMAN OLUR 5-

 O çok sevdiğin filmin en can alıcı sahnesinde devreye sen giriyorsun ve...

    "Durun! Bu filme daha fazla devam edemeyiz!” diyorum. “Çünkü bu film benimle alakalı değil! Lütfen sayın yetkililer bu filmden vazgeçip benimle ilgili bir film yapar mısınız?” diyorum biraz sahte bir alınganlıkla.
    Oysa normalde kendini bu kadar beğenmiş birisi değilim ama zaman zaman insanın buna ihtiyacı oluyor.
    Aslında benim hakkımda ya da yaşamımla ilgili bir film yapılsın istemem. Çünkü bu film bayağı sıkıcı olurdu. Bir kere hiçbir kategoriye uymazdı. Macera olmaz, polisiye değil, dramdan bayağı uzak, romantik hiç değil, fantastik, bilimkurgu ele bunları da… Komedi belki biraz ama tam olarak bu da değil, belki biyografi ama ünlü birisi olmadığım için izlenecek bir film olmazdı. Yapımcılar zarar eder ve bana tazminat davası açarlar. sonra ben iyice bitik olurum. En azından şu an durumum iyi. Demem o ki ne gerek var şimdi filmle uğraşmaya?
    Ama benimle ilgili değil de aklımdan geçen çeşit çeşit kurgudan birisi ile ilgili bir film yapılmasını isterdim. Daha başarılı olacağına inandığım nice eserlerim var. Hatta yarıda kalmış daha da çok eserlerim...

    Neyse… biz bu konuya nereden geldik? Ah, doğru konu başlığından; “O çok sevdiğin filmin en can alıcı sahnesinde devreye sen giriyorsun ve…
    Aslına bakarsak sevdiğim birçok film olduğu için bu konuda farklı farklı birçok şey yazabilirdim. Ama sıkıntım, hangi filmi seçeceğim kısmı. O yüzden konuyu dağıtıp esas olaydan kaçma derdindeyim şu an! Ki onu da yapamayıp her şeyi itiraf da etmiş bulundum…
      Olsun…
      Ama cidden çok sevdiğim çok film var.
    Hangisini seçip de en heyecanlı sahnesini bulup kendimi oraya dahil etmem için bayağı düşünme süreci gerekiyor ve ben şu an o ruh halinde değilim. Benim şu an düşünmem değil eyleme geçmem ve bir an önce yazıya başlamam gerekiyordu. Bu ihtiyaç, yazma ihtiyacı…
     Ayrıca bir filmde tek bir heyecanlı sahne yok ki, birçok var!
     Düşünme süreci artıyor...

    Yani sonuç olarak diyorum ki, bu konu başlığını es geçiyorum. Böyle bir yazıyla da ortamı kaynattım ve kaçıyorum hemen!!!

Ufak Bir Hikaye...

AMATÖR YAZARDAN HİKAYELER -2-

BİR AİLE MESELESİ 16.08.2025/17.08.2025 7   Ben masada oturmuş sadece konuşulanları düşünmeye başlamıştım. Çevremdeki üç insan da ko...